Joseph’in Bahçesinde İyileşme

2017’de sanat eleştirmeni Tess Thackara şu soruyu sordu: “Şamanik uygulamalar neden çağdaş sanatta geri dönüyor?” (Artsy Magazine)

Bu yıl 100. yaş gününü kutladığımız Alman sanatçı Joseph Beuys, birçok şamanistik unsuru eserlerine entegre etti. Ancak Ankara’daki Alman Büyükelçiliği bahçesinde sergilenen sanatçıların merkezi bağlantı noktası bu olmayabilir. Bir şeyin parçalanmış olması, şimdiki zamanla ilgili hayal kırıklığıdır. Dünyamız zehirli hale geldi.

Joseph Beuys’un sanatı bir şifa aracı olarak görmesi, sanatçıları bu güzel bahçede buluşturuyor.

Sanat hayatın tamamıdır, tüm düşünceler, eylemler, konuşmalar, şeyler.

“Herkes sanatçıdır.” – Joseph Beuys, sosyal heykel kavramında bunu ifade eder. Sanat, toplumu daha iyiye doğru değiştirebilir ve insanlarla doğal dünya arasındaki uyumu yeniden sağlayabilir.

Beuys doğa, hayvanlar, botanik ve çevre ile ilgilendi. Doğaya dönüş onun terapisiydi. Onu dünyanın sorunlarından ve yaralarından şifa olarak gördü. Dünya, elbette, bizimle birlikte doğadır – her gün daha kritik ve daha tehdit edici olan sorunlarla karşı karşıyayız.

Ağaçlar ve taşlar, yağ ve keçe, çevre için malzeme olarak semboliktir ve gezegenimizi dönüştürmek, büyülü bir alan yaratmak için yaratıcılığın ve hayal gücünün gücüdür.

Bu sergideki sanatçılar, Beuys’un kullandığı malzemeleri hatırlayarak ve malzemeleriyle birleştirerek bahçeyi böyle bir mekan olarak keşfetmeye başladılar. Onlara rehberlik eden bahçıvanlarla bir araya geldiler. Büyükelçiliğin restorant ve kafesinden yağ topladılar, terk edilmiş plastikler topladılar, Ankara’nın tarihi merkezinden çan, keçe, yün ve deri aradılar ve günlük değişen bir yol çizmek için bazalt taşları getirdiler. Dijital kodlar, bahçenin ağaçlarını sanal bir dünyaya bağlar, Meksika-ABD sınırının seslerine, Beuys’a bir podcast ve kayıp bir kameranın su altı yaşamına bağlanır.

Beuys’un temaları hastalık, şifa ve ritüeldir. Şifacı, şaman, toplum ve doğa arasındaki büyülü ilişkiyi yeniden kurar. Şaman mağarasına -ya da bu sergide olduğu gibi bahçesine, çekilir ve insanları ritüelde şifayı deneyimlemeye davet eder. Bu bahçedeki sanatçılar toplumsal dönüşüm inancında birleşiyorlar.

Joseph’in bahçesine hoş geldiniz!

“Bence ağaç, kendi içinde bir zaman kavramı olan bir yenilenme unsurudur. Meşe, özellikle bir tür gerçekten sağlam öz oduna sahip, yavaş büyüyen bir ağaç olduğu için böyledir. Meşe, onlara ismini verdiği Druidlerden beri her zaman bir heykel biçimi, bu gezegen için bir sembol olmuştur: Druid meşe demektir. Druidler kutsal mekanlarını tanımlamak için meşelerini kullanmışlardır. Böyle bir kullanımı, gelecekteki toplumsal yapı içinde insanlığın yaşamına ilişkin olduğunda, sanatı anlama fikrinin gerçekten ilerici karakterinin temsili olarak görebiliyorum.”
Joseph Beuys

Almanya Maslahatgüzarı Henning Georg Simon
Küratör Andreas Treske
Soldan sağa: Müge İrem Beyazıt, Ekin Ünal, Andreas Treske, Elif Gözde Korkmaz,
Hayri Şengün

SANATÇILAR

ge İrem Beyazıt, 2019 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu. Eğitim hayatına Bilkent Üniversitesi’nde Medya ve Tasarım alanında yüksek lisans derecesi ile devam etmekte. Günümüzde kendisini Ankara, Türkiye merkezli bir tasarımcı, mimar, yaratıcı (diğer bir deyişle sanatçı), ve küratör olarak tanımlar. Oyun, beden, ve mekân üzerine görsel-işitsel sanat üretimi, karşılaşmalar, ve film çalışmaları ile ilgileniyor, bu alanlarda pratik ve teorik üretimine devam ediyor. Şu anda çevresel sorunlar ile alakadar olmakta ve çalışmalarında geri dönüştürülmüş plastik gibi eko-bilinçli malzemeler kullanmaktadır. Bireysel çalışmalarının yanı sıra _sojörn oluşumu ile küratörlük çalışmaları ve sanat üretimine devam etmekte, Studio Niche ekibi ile de küçük ölçekte mekânsal ve fiziksel araştırmalara dâhil olmaktadır.

Ankara’da çalışmalarına devam eden mimar, tasarımcı ve sanatçı Ekin Ünal, 2019 yılında ODTÜ Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu ve şu anda Bilkent Üniversitesi’nde Medya ve Tasarım üzerine yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir. Tasarımcı olarak geçmişte arkeolojik kazılarda ve mimari ekiplerde yer aldı, şu an ise kişisel çalışmalarına devam etmektedir. Sanatçı kimliğiyle yaptığı üretimlerde ise geleneksel ve dijital birçok farklı medyayı kullanarak ritüeller, rüyalar ve mekanlar üzerine çalışmaktadır. _sojörn oluşumuyla kolaboratif küratörlük çalışmaları ve sanat üretimlerine, Studio Niche ekibiyle de küçük ölçekte mekânsal araştırmalara katılıyor.

Elif Gözde Korkmaz 1996 tarihinde Ankara’da doğdu. Bilkent Üniversitesi İletişim ve Tasarım bölümünden mezun oldu. Şu anda Bilkent Üniversitesi İletişim ve Tasarım bölümünde Güzel Sanatlar yüksek lisansına devam etmektedir. Sanatçı, analog kolajlar üretir ve fotoğraf çeker. Çalışmalarında kullandığı bu iki ifade yöntemini birleştirir.

Hayri Şengün 1992 yılında Ankara’da doğdu. Lisans öğrenimini Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar bölümünde tamamladı. Lisans sürecinde, heykele ek olarak resim, seramik, mozaik ve özgün baskı üstüne çalışmalar da yaptı. Ardından Bilkent Üniversitesi Medya ve Tasarım programında Güzel Sanatlar Yüksek Lisansını tamamladı. Şu anda Ted Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışıyor ve kişisel atölyesinde üretimine devam ediyor.

Şengün, çok malzeme ve tekniğe yayılarak bir form dili kurabilmeyi asıl çabası olarak tanımlar. Bunu yaparken, formları “biyolojik terimlerde” oluşturmaya çalışır. Form dilinin, yazınsal dilin sınırlarından öteye gitmesi bir diğer arzusudur. Temsil etmeyen ve de sözcük ile ifade edilemeyecek bir duyum oluşturmak ister.

Aras Özgün medya çalışmaları ve dijital medya sanatları ile uğraşan bir akademisyen ve sanatçı. Ankara’da Orta Doğu Teknik Üniversitesi‘nde Siyaset Bilimi (B. Sc.) ve Sosyoloji (MS), ve New York’da New School for Social Research’de Media Çalışmaları (MA) ve Sosyoloji (Ph.D.) eğitimi aldı. Halen İzmir Ekonomi Üniversitesi Sinema ve Dijital Bölümünde bölüm başkanı olarak çalışıyor, ve New York’da New School Üniversitesi Media Studies Master Programında yarı-zamanlı öğretim üyesi olarak medya kuramı ve dijital medya pratikleri üzerine dersler veriyor. Medya kuramları, kültürel çalışmalar, iletişim sosyolojisi ve siyaset felsefesi üzerine yayınları uluslararası akademik yayınlarda yeraldı, ve deneysel video, fotoğraf, enstelasyon ve ses işleri çeşitli ülkelerde ve mecralarda sergilendi.

Medya sanatçısı ve film yapımcısı kimlikleriyle tanınan Bilkent Üniversitesi İletişim ve Tasarım Bölüm Başkanı Andreas Treske, Münih Sinema ve Televizyon Üniversitesi mezunudur. Etkileşimli medya enstalasyonlarıyla uluslararası sergilerde yer aldı, filmleri Cannes, Berlin ve Venedik gibi prestijli festivallerde gösterildi. The Inner Life of Video Spheres ve Video Theory: Online Video Aesthetics or the Afterlife of Video başlıklı kitapların yazarıdır. Video Vortex ve CILECT üyesidir. Sinema, belgesel, kısa film prodüksiyonu, video sanatı ve dijital medya alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir. Galeri: Perve Galeria de Alfama, Rua das Escolas Gerais no 17, 19 ve 23 – Junto à Igreja de Sto Estêvão 1100-218 Lisboa | Portekiz https://pervegaleria.eu/home/