Hayri Şengün

Hayri Şengün genç ve çok mecrada üreten bir sanatçı. İfade araçlarının çeşitliliği – resim, heykel, gravür, fotoğraf, yerleştirme, digital sanat- konusunda  canlı, çalışkan, özgür ve cesur…  İçinde bir hayli yol aldığımız bu yeni yüzyılı iyi temsil eden bir sanatçı olduğunu rahatça iddia edebiliriz. Bu bağlamda çeşitli ağlara bağlı, açık, öğrenme ve yeniliklere iştahlı, haberdar, üretken,  hareketli, sınırlar ötesi, hayalleri sınırsız, risk alma çekincesi olmayan, açık ve duru bilinçli olduğunu görüyor ve hissediyoruz atölyesindeki sohbetimizde.

Eline geçen her malzemeyle sanki  kadim evrim sürecinin yeni bir araştırmasına, kavranmasına, oluşmasına girişiyor. Gözlemleri, araştırmaları, odaklanması  ve yaratma süreci bilimsel metodun izlerinden yürüdüğünü imliyor.  Nesnelerin ve malzemenin iç dinamiklerine hiç usanmadan tekrar tekrar bakıp yorumluyor.  Titizlikle sürdürdüğü  araştırmalarının, deneylerinin  ve yaratıcı emeğinin yoğunlaştığı ifadelerin spektrumu çok geniş ve çalıştığı medyumla uyum içinde, tutarlı… Biçime ve özgür biçimlendirmeye hayran, “formların tarihi insanlığın tarihidir” diyor.  Belki de kendi özgün evrim çizgilerini yaşamakta olan organik formlar, sanatçının özgürlük tutkusunu imliyorlar. Bu özgürlük duygusu onun vazgeçilmez bir varoluş bileşkesi;  mücadelesinin otoriterlik, baskıcılık, mutlakçılık, ikili (binary) yaklaşımlar,  dayatmalar, her türlü tek tipleşmeye karşı olduğunu ifade ediyor.

Öğrencilik zamanlarından itibaren izleme şansına sahip olduğum Şengün  edebiyat ve felsefe tutkunu, bazı çalışmalarına buralardan gelen esinleri serbestçe uyguluyor. Atölyesini ziyaretimizde de yoğun okuma alışkanlığının daha da üst düzeyde devam ettiğine şahit oldum. Sanat tarihinde öne çıkmış ustalar yanında Constantin Brancusi ve Louise Bourgeois’ya hayranlığı büyük.

Şengün’ün büyük bir adanmışlıkla damıtıp eserlerine zerkettiği kavramlar, tutkular, algılar ve duygulanımlar gizemli bir terkiple biçim alıyorlar. Ortaya çıkardığı özgün formlar da  yeni hayatlarında  sanatçıdan bağımsız “kendi”leri  olup izleyicilerle tanışıyor,  duygulanımları, anlayışları ve oluşumları  tetikliyorlar.

Attila Güllü
Mart 2021

Aklımda Saksağanlar Var Kağıt üzerine mürekkep, 28,4×28,4 cm, 2021
Bir Parça Dünya Derisi Seramik elle şekillendirme, Ø24 cm, 2020
Cinslikli Varlıkların Çağında Mermer yontu, 22x12x3 cm, 2020
Gecenin Ağırlığı Pirinç, 8,2x4x2,5 cm, 2019
Gölgeören Kağıt üzerine mürekkep, 21×15 cm, 2021
Greyfurt Kağıt üzerine suluboya, 15×10,5 cm, 2020
Gustave Abime de Saygılar Kağıt üzerine mürekkep, 24×16 cm, 2021
İsimsiz 3 Ahşap ve toprak, 165x42x18 cm, 2015
İthaka’ya Varamadım Pirinç, 12,5x12x8,5 cm, 2021
Kararsız ve Organik Seramik sgraffito, 17,5 x 7,5 cm, 2020
Kontrollü Doku Üremesi Kağıt üzerine mürekkep, Her biri 16×16 cm, 2021
Pirinç El Heykelleri Çeşitli boyutlar, 2018 – 2021
Portre Kağıt üzerine suluboya, 49,5×34,5 cm, 2021
SAM Kağıt üzerine mürekkep, 24×16 cm, 2021
Yakın Kalıtım Serisi Gravür, Her biri 35×50 cm, 2020
Mürekkep Balıkları Yerleştirme, Çuval bezi, Değişken boyutlar, 2016

Hayri Şengün 1992 yılında Ankara’da doğdu.Lisans öğrenimini Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar bölümünde tamamladı.Lisans sürecinde, heykele ek olarak resim, seramik, mozaik ve özgün baskı üstüne çalışmalar da yaptı.Lisans diplomasını almasını takiben, yapabilirliğini artırmak ve yeni mecralara açılmak adına, Bilkent Üniversitesi Medya ve Tasarım programındaGüzel Sanatlar Yüksek Lisansını tamamladı ve Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar bölümünde öğretim görevlisi olarak çalıştı.Şu anda kişisel atölyesinde üretimine devam ediyor.